acı ve hoştur, çırpınan ve tüten ateşin
başında geceleri, o aheste aheste
yükselen uzak anıları dinlemek, kışın,
siste şakıyan çanlardaki ahenkli seste.

ihtiyarlığına rağmen, ne mutlu o çana,
her an hazır ve sağlam, ve zinde gırtlağından
sadıkça haykırıyor çağrısını imana,
yaşlı bir asker gibi gözlüyor otağından!

ruhum hatalı çandır, dolunca kaygı ile
sarmak ister buz gibi geceyi şarkı ile
bu hal sık tekrarlanır, zayıflayan ses tonu

can veren yaralıya benzetir tıpkı onu,
kan gölünde, cesetler altında unutulan,
var gücüyle uğraşan, kıpırdamadan ölen.

Çeviri: Osman TUĞLU