Canım çok sıkkın. Kimselerle de dertleşemiyorum, yok dertleşecek kimsem. Endişeliyim…

‘Güçlü ol, umutsuzluğa kapılma hemen, sabırlı ol, fevri davranma, çok şey bekleme insanlardan, bir şey bekleme insanlardan, ittir et insanları.’ Bunlar en sık duyduğum cümleler son zamanlarda, bunları da söyleyenler tahmin edeceğiniz üzere ‘insan’.

“Salla beni” diyor gözüme baka baka, “boş ver” diyor, “benden bir şey bekleme” diyor, “ben de öyle yapıyorum” diyor, “ben de seni sallamıyorum” diyor yani, “benim de senden bir umudum yok” diyor yani.

Utanç, saygı, değer, ayıplar hepsi gerçek anlamını yitirmiş,

kuytularda ambulans beklerken utanmazlık, seks, hiçe saymak, zaferler ambulansın yolunu tıkıyorlar. Ezkaza yoldan geçerken görüyorum utancı, yüzü koyun yatmış yere can çekişiyor, ambulansın siren sesleri var ama kendi yok, suni teneffüse kalkışıyorum, ‘ŞOK ŞOK ŞOK, utanmaz Kader kuytularda öpüşüyor’ diyorlar.

Diyorum bırak ulan kim ne derse desin, yeter ki utanç kendine gelsin…

2020 yılına girdik. Allah aşkına bu yıldan itibaren daha az konuşunuz, sevdiğiniz şeylerle uğraşınız, sevmediklerinizin ensesinden tutup ‘sevmiyorum seni’ demeyiniz.

Aynaya, gözlerinizin ta içine bakıp kendinizle konuşmayı ihmal etmeyiniz, hayvanları, ağaçları seviniz, sevmiyorsanız da yaşam haklarına tecavüz etmeyiniz, kadınların ne giymesi, nasıl davranması gerektiğinden söz edip küçültmeyiniz kendinizi, bıktırmayınız iyi insanları, iyi insanların umutlarını almayınız, yaşayabilmeniz için o iyi insanlara ihtiyacınız var unutmayınız.

Hepimiz kötü olursak diri diri cehennemde yaşarız biliniz.

Endişe isimli şiirimden bir kupleyi şuraya bırakıyorum,

yağmur yağıyor şu an, gidip onu dinleyerek umut etmeye devam edeceğim.

Yaşamınızdaki iyileri kaybetmeyin, siz kötüden yana dahi olsanız bir yanınızda iyi olduğu için kötü olabildiğinizi aklınızdan çıkartmayın.


Endişeliyim, Endişeli halime,

Bir yağmur yağsa ya şimdi Başımızı sokacak bir damımız olmasa Yağsa yağmur aklımıza, fikrimize, kalbimize,

Yıkansak…

Yeşerse sararmış korkularımız, Evrilseler umuda… Dünyaya ağlayarak geldiğim doğrudur. Öyle ya doğduğum topraklar Çok gülersen çok ağlarsın kokar, Lakin her şey bir yağmura bakar,

Hepimiz aynı yağmurda ıslanacağız bir gün

Ve o gün geldiğinde, Bu topraklar yalnızca umut kokar.

Kategoriler: GÜNCEL

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir